Adnan Oktar ve arkadaşlarının yargılandığı ve Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki salonda devam eden duruşmaya Adnan Oktar, arkadaşları, izleyiciler ve müşteki avukatları katıldı. Kediciklerin mahkemeye çok şık ve güzel kıyafetlerle katıldıkları gözlerden kaçmadı. Tutuklu arkadaşlarına ve Adnan Oktar’a sık sık el sallayan hanımlar sosyal medya hesaplarından da fotoğraflarını paylaştılar. Mahkeme sonrasında ise mahkeme otoparkında Adnan Oktar ve arkadaşlarının cezaevi araçlarıyla önlerinden geçmelerini bekleyip el salladılar.

Yaklaşık 1,5 ay sonra izleyici olarak duruşma salonuna dönen kedicikler, Adnan Oktar’a övgüler yağdırdılar. Adnan Oktar da kız arkadaşlarına öpücükler göndererek karşılık verdi. Her duruşmaya farklı kıyafetlerle katılan Adnan Oktar’ın yakışıklılığının daha da artığı görüldü. Diğer tutuklu sanıkların da çok şık, enerjik ve neşeli oldukları görüldü. Çarşamba günü mahkeme salonunda bulunan hanımlar, lacivert çizgili ceketin içine sarı bir gömlek giyen Adnan Oktar’a; “Sarı çok yakışmış yakışıklım”, “Ne giysen yakışır sana”, “Burnumuzda tütüyorsun”, “Bir tanesin sen” gibi övgüler yağdırdıkları duyuldu.

Perşembe günü ise kırmızı tişört ve üzerine beyaz, çizgili bir ceket giyen Adnan Oktar’ın saçlarını daha da uzattığı ve topladığı görüldü. Kıyafeti hakkında yorum yapan kedicikler, “Sana kırmızı çok yakışıyor”, “Harikasın” gibi övgüler yağdırdılar. Adnan Oktar ise “Çok güzelsiniz, hepinizi yerim” diye karşılık verdi. Duruşmada Halil Hilmi Müftüoğlu, Alev Babuna, Mehmet Noyan Orcan, İbrahim Tuncer, Tarkan Yavaş ve Aylin Atmaca yaptıkları savunmalarda tüm suçlamaları reddettiler.

Aylin Atmaca, mağdur ve müşteki kızların, sanık olan eski erkek arkadaşlarıyla evlilik hayalleri kurduklarını, bu hayalleri gerçekleşmediği için kıskançlıkla sanık erkeklere cinsel saldırı iftiraları attıklarını savundu. Hz. Yusuf’un da cinsel taciz iddialarıyla hapse konulduğunu söyleyen Aylin Atmaca, arkadaşlarının iffetlerine çok düşkün olduklarını söyledi. “Hepimiz, dindarız, iffetimize düşkünüz, namaz kılarız.” diyen Atmaca “Benim arkadaşlarım tüm bu iftiralardan müberradırlar” ifadesini kullandı. Aylin Atmaca, birçok arkadaşının aileleriyle birlikte yaşadığını söyleyerek, ailelerin; bir arada olmalarını, vatana, millete faydalı faaliyetlerini desteklediklerini ve Adnan Oktar’ı sevdiklerini anlattı. İftira atan bir grup çetenin masum kızlar üstünde baskı kurduğunu anlatan Aylin Atmaca, onları hapis ile korkuttuklarını ve iftiraya zorladıklarını anlattı. Aylin Atmaca “Buradaki sevgiyi görüyorsunuz” diyerek, hapiste aylarca kalan arkadaşlarının iftira atmadan beklediklerini ve mahkeme salonunda birbirlerine coşkulu sevgi gönderdiğini ifade ederek, ne olursa olsun birbirlerinden asla ayrılmayacaklarını da sözlerine ekledi.

Noyan Orcan korkutucu yüzlerinin olmadığını, iddianamede yer alan tehdit telefonunun arkadaşlarına ait olmadığını, görüntülerin ve sesin hiçbir yönden onunla alakası olmadığını savundu. Suç isnad edilen arkadaşının asla korkutucu bir yönü olamayacak, çok sevimli  bir hanım olduğunu, böyle bir şey yapmayacağını da sözlerine ekleyen Noyan Orcan, mahkemede ortaya konan dijital materyallerin bilgisayarlarına sonradan konduğunu söyleyerek, bunların hiçbirinin kendilerine ait olmadığını ifade etti.

İbrahim Tuncer çok fazla sevenlerinin olduğunu, hayırsever olduklarını birçok hayır işi yaptıklarını dile getirdi. Ücretsiz kitap dağıtımları, konferanslar, sergiler düzenleyerek Allah’ın varlığını anlattıklarını ifade eden İbrahim Tuncer, silahlı suç örgütü diye bir şeyin olmadığını, cinsel taciz gibi iddiaların asılsız olduğunu söyledi. “Operasyon sırasında polise ateş edildi” haberlerinin tamamen gerçek dışı olduğunu, “Allah vermesin böyle bir şey yapmayız” diyerek delilleriyle açıkladı.

Tarkan Yavaş korkutma ve tehdit iddialarının iftira olduğunu, yıllardır kimseden şikayet olmadığını, sevgiyi yaymak için bu kadar çalışma yapan bir arkadaş grubunun korkutma, tehdit gibi eylemler yapmasının ne kadar mantıksız olduğunu delilleriyle anlatırken, diğer iddiaların da iftira olduğunu anlattı. Tarkan Yavaş, “Öncelikle silahlı suç örgütü ithamlarını kabul etmiyorum. Bizler arkadaş grubuyuz.” dedi. Herkesin kendileriyle kolaylıkla gelip görüşebildiğini ve istediği zaman da ayrılabildiğini ifade etti. Müşteki konumundaki bazı kızların ifadelerinden de bölümler okuyan Tarkan Yavaş, kızların; “Beni bir daha aramadılar”, “Telefondan engelledim, bir daha arayan olmadı, “‘Görüşmek istemiyorum’ dedim, tamam dediler” gibi sözlerini okuyarak, kimseye karşı herhangi bir baskı ya da zorlama olmadığını ifade etti.

Duruşmaya, pazartesi günü haklarında ek iddianame hazırlanan bazı sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam edilecek.

Mahkemeden görüntüler:

View this post on Instagram

Danicimmle Silivride yemekteyiz 💜🥳💜

A post shared by gulsahgucyetmez (@gulsahgucyetmez) on

View this post on Instagram

💜 Lila çiçeği açtık biz 💜

A post shared by gulsahgucyetmez (@gulsahgucyetmez) on

View this post on Instagram

#silivri 🧡

A post shared by Sibel Yılmaztürk (@sibelyturk) on

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir